"Doğru Müslüman olmak" gibi temel bir meselemiz var.
Şahsiyet tutarlılığı da bunu gerektiriyor, İslâm'ın bizden beklentileri de...
Parçalanmış değerlerle, tutarlı bir kişiliğe ulaşmak mümkün olmadığı gibi, beklentilerini karşılamadan da İslâm'ın aradığı insan olmak mümkün değil.
Parçalanmış değerler de, aslında kişiliğimizin, İslâm ile başka disiplinler arasında gidip gelmesinden doğuyor.
İslâm, bir din olarak, kendi insanından tutarlılık bekliyor.
Bir inanç tutarlılığı öncelikle...
Allah'a imansa, gerçekten Allah'a iman gibi olsun.
Peygamber'e, İslâm'ın öngördüğü Peygamber kişiliği içinde, Kur'an'a, vahyin anlamı içerisinde, Ahirete dünyaya yansımaları çerçevesinde bir iman tutarlılığı...
İnsanla tüm ilişkilerini koparıp, Allah'ın varlığını anlamsız kılan bir Allah inancının yeri yok İslâm'da.
Allah'ı "şah damarından yakın hissetmek" nasıl bir insan duyarlığı oluşturursa, öyle bir insan arıyor İslâm.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder