21 Mayıs 2018 Pazartesi

Samimiyet sınavının soru kitapçığı önümüzde cevap zamanı…

İnsanın niteliği niyetine bağlıdır…


Görselliğin, görünürlülüğün, göze girmenin, gövde gösterisinin öne çıktığı bir zaman diliminde gösteriş dininden nasıl korunacağız?..
Rıza-i İlahi’yi rant, reyting, rekabet, reklam, rövanş, rütbe ve en önemlisi riyaya kurban vermeden nasıl yürüyeceğiz?..
Sayımız çoğalırken samimiyetimiz azalıyorsa seferi sürdürebilmemiz mümkün değil… 
Samimiyetin olmadığı yerde hak sudur olmaz…
Evet, şu imtihan dünyasında samimiyet sınavında sınıfta kalanlar, davayı ne temsil ne de tebliğ edebilirler.

(Sözünüzü ister gizleyin ister onu açık söyleyin... 
Muhakkak ki O, sadırların (kalblerin, gönüllerin,sinelerin şuurlarin) bizati=bizzat zatı, kendi olarak Bilen’dir. 
(Mülk 13) 

'İnnallahe aliymun Bizatissudur' 
(Bakara 119/154) 

'ŞÜPHESİZKİ ALLAH KALPLERİNİN ZÂTI OLARAK BİLEDİR'

Koltuğa değil, hizmete Alkışa değil, Rıza-i İlahiye, İnsanların övgüsüne değil, duasına talip ol, Koltuk, alkış ve övgü; güneş doğunca eriyip su ve çamur olan ‘kardan adam’ gibidir.
-
Zaman ve şartların zorluğunu tekrar edip durmak acziyettir. 
Çare; ilahi iradeye teslimiyet, kulluk şuurunu idrak ve gereğini ifa edebilmektir.
-
Küreselleşme ile birlikte yaygınlaşan virüs; bireyselleşme ve bencilleşme… 
Bencilliğe dayalı güç alanları ve ben-merkezcilikler hızla artıyor…
-
Bencillikten beslenen beyinlerin toplumsal bilinci oluşmuyor… 
İnsanlığın sorunlarına kulak tıkamaktan başka bir özellikleri kalmıyor…

-
Dava aidiyetini işlerken dayatmayan, dünyevileşen Müslümanlara makul çözümler sunan, yeni bir dayanışma ruhunu ve ortak değerler bilincini inşa eden zeminler hazırlamak durumundayız…
Yeryüzünün halifesi olan bizler, sadece kendini düşünen, hazcı ve çıkarcı bir çizgiye düşmekten uzak durmalıyız…
-
Evet O (cc) bizden samimiyet istiyor…
Toplum bizden samimiyet bekliyor…
Dava bize samimiyet yüklüyor…
Samimiyet sınavının soru kitapçığı önümüzde cevap zamanı…
İnsanın niteliği niyetine bağlıdır…
Niyetimiz halisane Allah’a kulluk mu yoksa Allah’ı kullanmak mı?
-
İmanın insana ve insan yaşamına nüfuzu ihlas üzerinden gerçekleşiyor…
İhlas ile hevayı, hevesi, nefsi, mahlukatı, hesabı aradan çıkarıp hasbî, kalbî, fıtrî bir iklime uzanıyoruz…
 Tüm davranış, düşünüş, duruş ve duyuşlarımızı ahiret üzerinden değerlendirmeye alıyoruz…
-
Din bulanıklık, belirsizlik, başıboşluk kabul etmiyor…
Münkirlerle sınavın yolu imandır…
Münafıklarla sınavın yolu ise ihlastır.
Şahitliğin gerek şartı samimiyettir… 
Kulluğun sigortası samimiyettir.
İhlas iç tutarlılığın ve içtenliğin ifadesidir… 
“Allah için olma” iddiasının içini doldurabilme becerisidir.

{ Kalbimin Huzuru }


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder