4 Eylül 2016 Pazar

KENDİMİ KIRDIĞIM İÇİN KENDİMDEN ÖZÜR diliyorum...




Eksik kalan dualarım için, bende YOK/sun olan duygularım, arşa el açıp yalvarışlarım,
Faniye bağlanışım, kördüğüm olup eksik gördüğüm yanlarımı tamamlamayışım,

Ne varsa unutulan, kenarda köşede kalan şükür ve sabr’a varamayışım,
 Gidilmesi  gereken gidemediğim ne kadar eksik  varsa hep yarım kalmışım…

 Hep kedi içimde gittiğim bu yolculuğumda sessiz bir yolculuğa çıkmışım farkında olmadan.
Sesimi sadece kendime duyurmuşum…
Yaşamım  boyunca hep MERHAMETİMİN arkasından yürümüşüm, sıcağı beklerken ayazda kalmış üşümüşüm…
Buz kesmiş kelimelerim bile, sevginin  sıcaklığına hasret olmuşum.
Sevildiğimi sanıp bir faninin sözde sevgisini sevgi sanmışım.
Rab’be adanmak gerekirken yalan dünyanın fani kullarına Aldanmışım…


Beklentiler üzer dedim,  kimseden bir şey BEKLEMEDİM,
İyisi de vardı, kötü diye tabir ettiklerimizde, imtihandı unutmuşum.
Yaşadıklarımı yaşayamadıklarımı İÇİMDE sakladım, İNSANLIK bende kalsın dedim SUSTUM.

 Hep VERDİM, sorgulamadan, karşılığını alıp alamadığıma BAKMADAN,
Ertelediklerim içinde ilk sırada ben vardım, kendimi hep ERTELEDİM.
Kimsenin beni anlamadığını bildiğim halde hayatıma girenleri bana verilmiş bir
vesile olarak gördüm.
Birlikte Allah’a ulaşmak için bir yol bildim, SEBEP bildim,
Herkesi mutlu etmek zorundayım zannettim, herkesin iyiliğini İSTEDİM.
Benimde mutlu olmam gerektiğini unutmuşum.
Görevim neyse en iyisini yapmalıydım ki VİCDANIM rahat etmeliydi.
Birilerinin de bana karşı GÖREVLERİ olduğunu hiçe saymışım oysa...
ViCDANIM sadece bana vicdansızmış oysa…


Kusur görmek değildi niyetim, Kusur arayan bulurdu,
Bulan değil, KUSUR örten olmaya çalışırken, kaybedilmiş bir sürü iyi niyeti  görmezden gelmişim.
İyi NİYET etmemiş insanlar arasında kalmışım, ve NE YAZIK Kİ;  çırpındıkça benden gidenleri görmemişim.

Kimsenin, hiçbir şeyin, beni ÜZMELERİNE bakmadan, karşılığında ne
aldığıma ne hissettiğime aldırış etmeden hep benden gitmesine göz yumdum..
Nasılda  UNUTMUŞUM kendimi/unutturmuşlar aslında.

Mantığımın önüne geçen sebepler vardı benim farkında olamadığım.
Parçalanmış  KALBİME, doğruları söylemeye çalışan bir beynim vardı, TEBESSÜM etme/kten vazgeç/medim, mutsuz YÜZÜM/e hep SUS dedim. Sen SUS.
En büyük HAKsızlığı kendime ettim, kimseye etmediğim kadar.
Rüyadan uyanırcasına bir halde, KENDİME geldiğimde ise YORGUN, yılgın, bitkin, gözyaşlarında boğulmak üzere olan bir çocuk olarak buldum kendimi.
Yeniden büyümek istediğim bir hayatım vardı şimdi geride ama içimdeki  irkilmeme sebep ses  "GEÇTİ" dedi…Geçti..

Sessizliğin içinde kendime sesleniyorum şimdi ‘Seni bu kadar hiçe saydığım için, insanların seni bu kadar incitmelerine, üzmelerine müsaade ettiğim için, üzerine bu kadar sorumluluk yüklediğim için, hakkın olan bütün duyguları sana yaşatamadığım, tattıramadığım için...
Çok ÖZÜR diliyorum... !
Galiba ben, aldanmış ve almadan vermenin ALLAH'a mahsus olduğunu
UNUTMUŞUM...

Kalbimin Huzuru Kitabı - Ş.Çalışgan


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder