Faniye bağlanışım, kördüğüm olup eksik gördüğüm yanlarımı
tamamlamayışım,
Ne varsa unutulan, kenarda köşede kalan şükür ve sabr’a
varamayışım,
Gidilmesi gereken gidemediğim ne kadar eksik varsa hep yarım kalmışım…
Hep kedi içimde
gittiğim bu yolculuğumda sessiz bir yolculuğa çıkmışım farkında olmadan.
Sesimi sadece kendime duyurmuşum…
Yaşamım boyunca hep
MERHAMETİMİN arkasından yürümüşüm, sıcağı beklerken ayazda kalmış üşümüşüm…
Buz kesmiş kelimelerim bile, sevginin sıcaklığına hasret olmuşum.
Sevildiğimi sanıp bir faninin sözde sevgisini sevgi
sanmışım.
Rab’be adanmak gerekirken yalan dünyanın fani kullarına Aldanmışım…
Beklentiler üzer dedim, kimseden bir şey BEKLEMEDİM,
İyisi de vardı, kötü diye tabir ettiklerimizde, imtihandı
unutmuşum.
Yaşadıklarımı yaşayamadıklarımı İÇİMDE sakladım, İNSANLIK
bende kalsın dedim SUSTUM.
Hep VERDİM,
sorgulamadan, karşılığını alıp alamadığıma BAKMADAN,
Ertelediklerim içinde ilk sırada ben vardım, kendimi hep
ERTELEDİM.
Kimsenin beni anlamadığını bildiğim halde hayatıma girenleri
bana verilmiş bir
vesile olarak gördüm.
Birlikte Allah’a ulaşmak için bir yol bildim, SEBEP bildim,
Herkesi mutlu etmek zorundayım zannettim, herkesin iyiliğini
İSTEDİM.
Benimde mutlu olmam gerektiğini unutmuşum.
Görevim neyse en iyisini yapmalıydım ki VİCDANIM rahat
etmeliydi.
Birilerinin de bana karşı GÖREVLERİ olduğunu hiçe saymışım
oysa...
ViCDANIM sadece bana vicdansızmış oysa…
Kusur görmek değildi niyetim, Kusur arayan bulurdu,
Bulan değil, KUSUR örten olmaya çalışırken, kaybedilmiş bir
sürü iyi niyeti görmezden gelmişim.
İyi NİYET etmemiş insanlar arasında kalmışım, ve NE YAZIK
Kİ; çırpındıkça benden gidenleri
görmemişim.
Kimsenin, hiçbir şeyin, beni ÜZMELERİNE bakmadan,
karşılığında ne
aldığıma ne hissettiğime aldırış etmeden hep benden
gitmesine göz yumdum..
Nasılda UNUTMUŞUM
kendimi/unutturmuşlar aslında.
Mantığımın önüne geçen sebepler vardı benim farkında olamadığım.
Parçalanmış KALBİME,
doğruları söylemeye çalışan bir beynim vardı, TEBESSÜM etme/kten vazgeç/medim, mutsuz
YÜZÜM/e hep SUS dedim. Sen SUS.
En büyük HAKsızlığı kendime ettim, kimseye etmediğim kadar.
Rüyadan uyanırcasına bir halde, KENDİME geldiğimde ise
YORGUN, yılgın, bitkin, gözyaşlarında boğulmak üzere olan bir çocuk olarak buldum
kendimi.
Yeniden büyümek istediğim bir hayatım vardı şimdi geride ama
içimdeki irkilmeme sebep ses "GEÇTİ" dedi…Geçti..
Sessizliğin içinde kendime sesleniyorum şimdi ‘Seni bu kadar
hiçe saydığım için, insanların seni bu kadar incitmelerine, üzmelerine müsaade ettiğim
için, üzerine bu kadar sorumluluk yüklediğim için, hakkın olan bütün duyguları
sana yaşatamadığım, tattıramadığım için...
Çok ÖZÜR diliyorum... !
Galiba ben, aldanmış ve almadan vermenin ALLAH'a mahsus
olduğunu
UNUTMUŞUM...
Kalbimin Huzuru Kitabı - Ş.Çalışgan

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder